Gün Haber

Barış Nobelini Trump'a verin

Turgut Güngör
ABONE OL
Abone Ol
Barış Nobelini Trump'a verin
Haberler / Türkiye
4 Ocak 2026 Pazar 06:33
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

ABD Başkanı Donald Trump ikinci kez göreve gelişinden itibaren "Nobel Barış Ödülü bana verilsin" diye kamuoyu oluşturuyor, bir anlamda halkla ilişkiler çalışması yapıyor. O değerli "Barış Ödülü" neden Trump'a verilmeli kendince gerekçesini de açıklıyor: "On savaşı ben bitirdim." 

Hayatı emlakçılık yaparak geçen, iki dönemdir ABD Başkanı seçilen, adı bir skandal dosyasında anılan kişiden söz ediyorum. 

ABD başkanları demokratik yolla seçilir ve göreve gelir, buraya kadar her şey normaldir. Başkan olduktan sonra her şeye sahip olursun, dünyayı parmağında oynatabilirsin, ancak önemli uluslararası konularda CIA, Pentagon ve ABD derin devleti söz sahibidir. Sen istesen de "devletin çıkarları ve politikası" uygun değilse, Başkan olmana karşın sözünü dinletemezsin.

PETROL VE MADENLER

ABD bürokrat ve teknokratları öyle birer günlük, birer haftalık, birer aylık planlar için kafa yormaz. Okyanus ötesi ülkelere yönelik, yıllara yayılan, çok uzun vadeli planlar yapar ve tüm kurumlarıyla adım adım uygular. Türkiye'nin yakından tanık olduğu Büyük Ortadoğu Projesi bu konuda açık ve somut örnektir. 

ABD için varsa yoksa petrol çok önemlidir. Değerli madenler, su kaynakları, doğalgaz yatakları da ABD için vazgeçilmez değerlerdir. Venezuela olayına bu açıdan bakmak gerekir. Açıkça görünen "petrol" olmasa da bir ülkenin devlet başkanı ve eşinin askeri operasyonla kaçırılması söz konusu. Bu tür bir askeri operasyona hiç bir ülke girişimde bulunmadı. Bu darbe, bugüne kadar hiç bir devlet başkanının başına gelmedi. 

ORDU POLİS GÜCÜ

Bu durum Uluslararası Hukuk kuralları açısından skandaldır. Aynı durum Venezuela'nın savunma güvenlik güçleri açısından kabul edilemez, affedilemez, yüz kızartıcı bir suçtur. Ülkenin devlet başkanını koruyamayan, güvenliğini sağlayamayan bir "Ordu -Polis Gücü" bu utançla varlığını da  sürdüremez.

 ABD özel kuvvetlerinin operasyonu diğer ülkelere örnek olacak niteliktedir. Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nın Rusya ve Çin ile sıkı ilişkileri kendi yaşamını güvenceye alma girişimi olarak görülebilir. Madura'nın son olarak Çin heyeti ile görüşmesi ve aynı saatlerde Çin donanmasının Tayvan'ı savaş gemileriyle ablukaya alması, bu olayı daha gizemli duruma getiriyor.

FİLM SAHNESİ GİBİ

ABD bu sıra dışı operasyonla Uluslararası Hukuk kurallarını tanımadığını ve kabul etmediğini tüm dünyaya ilan etti. Irak'ta Saddam Hüseyin, Libya'da Muammer Kaddafi'ye yönelik operasyonlardan farklı bir askeri vurucu güç, bu kez Venezuela'da Maduro ve eşinin derdest edilerek kaçırılması, film sahnesini anımsatıyor. 

Yeni yıl dileğini soran gazetecilere Trump, "dünyada barış istiyorum" demişti. Bu sözün üstünden 48 saat geçtikten sonra, tüm ülkelerin parmak ısırdığı ve hayret ettiği bu operasyon oldu. Nobel Barış Ödülünü daha fazla zaman kaybetmeden Donald Trump'a verin tüm dünya rahat bir nefes alsın.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
TÜRKİYE ANTALYA BURDUR ISPARTA SİYASET TURİZM YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ RESMİ REKLAMLAR KAMPÜS SPOR GÜN'ÜN ÜRÜNÜ SAĞLIK EKONOMİ DÜNYA
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Gün Haber