Gün Haber

Antalya Kaleiçi'nde tarihe yolculuk

ANTALYA Kaleiçi'nde yürütülen araştırmalarda, Selçuklu dönemine ait ve birçoğu daha önce bilinmeyen 45 kitabe tespit edildi. Surların, ev duvarlarının ardında ve bitkiler arasında gizli kalan kitabelerin tamamı tercüme edildi.
ABONE OL
Abone Ol
Antalya Kaleiçi'nde tarihe yolculuk
Haberler / Antalya
9 Mart 2026 Pazartesi 09:51
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Tarihi kaynaklara göre Helenistik dönemde Bergama Kralı 2'nci Attalos'un (milattan önce 159-138) askerlerine söylediği, 'Gidin ve bana yeryüzündeki cenneti bulun' sözü üzerine bugün Kaleiçi olarak bilinen bölgede kurulan Antalya; Likya ve Pamfilya'dan Roma ve Bizans'a, Selçuklu'dan Osmanlı'ya birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Hiç şüphesiz dünyanın güzel şehridir' diye tanımladığı Antalya, bugünlerde hem Türkler tarafından ilk kez fethedilişi hem de Atatürk'ün kenti ilk ziyaretinin yıl dönümünü birlikte kutluyor.

DUVARLARDA SAKLI 800 YILLIK KİTABELER

Büyük Selçuklu Sultanı 1'inci Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından ilk fethi 5 Mart 1207'de gerçekleşen Antalya'da, Selçuklu dönemine ilişkin yapılan araştırmalarda, tarihi kent Kaleiçi'nde tarihi surlar ve evlerin duvarlarında, Selçuklu dönemine ait çok sayıda fetihname kitabesine ulaşıldı. Antalya Valiliği destekleriyle yürütülen araştırmalarda, Selçuklu tarihi araştırmacısı Dr. Mahmut Demir ve Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü'nden Gülcan Acar tarafından yerleri tespit edilen 45 kitabe tek tek fotoğraflanıp, belgelendi ve tercüme edildi.

ANTALYA İKİ KEZ FETHEDİLDİ

Dr. Mahmut Demir, Antalya'nın Anadolu'da Selçuklu'nun en önemli liman kentlerinden ve kışlık merkezlerinden biri olarak kullanıldığını belirterek, “Bilindiği üzere Antalya iki kez fethedilmiş bir İslam beldesi. İlk fetih 1'inci Gıyasettin Keyhüsrev'in hayatında, 5 Mart 1207 tarihinde gerçekleşiyor. Ancak Keyhüsrev'in ölümünden 4 yıl sonra Türkiye Selçuklularının kendi içinde yaşadıkları bir fetret devri dolayısıyla burası Müslüman hakimiyetinden çıkıyor ve Rumların hakimiyetine giriyor. Bunun üzerine kısa süre içerisinde Türkiye Selçuklu tahtına çıkmayı başaran İzzettin Keykavus, üç gün içinde şehri kuşatma altına alıyor ve 1 yıl, 1 ay süren kuşatma neticesinde Antalya'yı tekrar Selçuklu mülkü haline getiriyor. Kuşatma 24 Aralık 1215'te başlıyor ve 22 Ocak 1216 tarihinde fetih gerçekleşiyor" dedi.

KİTABELER GİZLİ KÖŞELERDE ORTAYA ÇIKTI

Fethin hicri 30 Ramazan 612, yani Ramazan Bayramı’na denk geldiğini kaydeden Dr. Demir, “Bu sebepten bir fetihname hazırlatıyor Sultan İzzettin Keykavus. Bu fetihname, bilinen en büyük Türkiye Selçuklu Kitabesi. Aynı şekilde bir kağıda fetihname formunda yazılmış. Şiirsel bir Arapça ile kaleme alınmış. Kağıda yazılır gibi taşa yazılmış bir fetihname. 45 parçadan oluşuyor. Fetihnamenin kendisi 43 parça. Onu destekleyen iki ayrı parçası daha mevcut. Arapça bir metin ve Antalya surları üzerine yerleştirilmiş. Günümüzde surların bir kısmı ayakta olmadığı için 7'si kaybolmuş, 9'u Etnografya Müzesi'nde sergilenmekte. 29'u ise surların üzerinde bulunmakta" diye konuştu.

ZORLU ARAŞTIRMA SÜRECİ

Bu kitabeleri Gülcan Acar'la beraber Kaleiçi'nin derinliklerine girerek araştırdıklarını anlatan Dr. Mahmut Demir, “Çünkü bu kitabelerin çoğu görünmeyen noktalarda ve bina çatılarında, özel mülklerin içerisinde zamanla zarar görmüş durumda. Çalılar tarafından bürünmüş durumda. Gülcan hanım tek tek bunları binbir zahmetle fotoğrafladı. Dijital tekniklerle fotoğrafladı. Ben de naçizane bunların tercümelerini ve metinlerini hazırladım. Bu şekilde herkesin göremeyeceği fetihnameyi herkesin görebileceği bir şekilde sergilemeye çalıştık. Umarım faydalı olur ve devamı gelir" dedi.

KAYIP KİTABELER ARTIK SERGİLENİYOR

Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü'nde fotoğrafçı olarak görev yaptığını belirten Gülcan Acar, Antalya'ya yeni tayin olduğunu, ilk olarak bu kitabeleri fotoğraflama görevi verildiğini söyledi. Acar, “Önce ne olduğunu tam olarak anlayamadım ama surların arasında bu kitabeleri gördüğümde inanılmaz estetikti. Bu kitabeleri ayrıca sergi alanında tıpkı duvarda durdukları gibi birebir ve biraz kabartmalı şekilde ve her bir kitabeyi gerçek ölçüsünde burada izleyicinin karşısına getirdik. Benim için müthiş bir işti. Ben inanıyorum ki her gün yanından geçip giderken bir sürü insan bunları görmeden gidiyor. Ama artık farkındalıkların artacağını düşünüyorum” diye konuştu.

Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR

 YAZIK
 9 Mart 2026 Pazartesi 10:18
KADERİNE TERK EDİLMİŞ BİR TARİH YATIYOR KALEİÇİNDE. BU GÜZELLİĞE DUYARSIZ , SAHİP ÇIKMAYAN BİR YAPI VAR. UCUBE BİNALAR ACİL OLARAK KAMULAŞTIRILMALIDIR. ( EYİLİKLERİN BİNASI & ÜÇ KAPILARIN HEMEN YANINDA BULUNAN PASAJ ) METRUK BİNALARA EL ALTILMALI , OTEL ZİNCİRLERİNE TADİALAT , ONARIM İZNİ VERİLMELİ , BUTİK OTELLER OLARAK KALEİÇİNE CANLILIK , GÜZELLİL HAKİM OLACAKTIR.

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
TÜRKİYE ANTALYA BURDUR ISPARTA SİYASET TURİZM YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ RESMİ REKLAMLAR KAMPÜS SPOR GÜN'ÜN ÜRÜNÜ SAĞLIK EKONOMİ DÜNYA
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Gün Haber